My Blog

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Yumurta dondurmada yaş sınırı tartışması: Kadınların üreme tercihlerine neden müdahale ediliyor?

Yumurta dondurmada yaş sınırı tartışması: Kadınların üreme tercihlerine neden müdahale ediliyor?

admin admin -
5 0

Yumurta dondurmada yaş sınırı tartışması: Kadınların üreme tercihlerine neden müdahale ediliyor?

Türkiye’de yumurta dondurma uygulamasına ilişkin yasal sınırlamalar, çocuk sahibi olmayı ilerleyen yaşlara ertelemek isteyen kadınların seçeneklerini daraltıyor. Uzmanlara göre, üreme planlamasında yaş faktörü kadar kadınların kararlarını özgürce verebilmesi ve sağlık politikalarının değişen yaşam koşullarına yanıt vermesi de önem taşıyor

Türkiye’de kadınların yumurta dondurmasına yönelik yasal sınırlamalar, ilerleyen yaşlarda çocuk sahibi olmak isteyen kadınların gebelik şansını etkileyebiliyor. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Kalay, mevcut uygulamanın tıbbi açıdan doğurabileceği sonuçlar hakkında şu bilgileri verdi:

YUMURTA SAYISI, GEBELİK BAŞARISIYLA DOĞRUDAN İLİŞKİLİ

“Yumurta sayısı her kadında yaşla aynı şekilde ilerlemediği için, aynı yaştaki kadınların yumurta rezervleri birbirinden farklı olabilir. Gebelik olasılığını mümkün olan en yüksek düzeyde tutabilmek için ihtiyaç duyulan yumurta sayısı da yaşla birlikte değişiyor. 35 yaşın altındaki bir kadında 10-15 yumurta elde edilmesi gebelik şansı açısından iyi bir sayı olarak değerlendirilirken, 35-40 yaş arasında bu sayı 15-20’ye çıkabiliyor. 40 yaş sonrasında ise gebelik şansını artırabilmek için 20’den fazla yumurtaya ihtiyaç duyulabiliyor. Maalesef ülkemizdeki yasal düzenlemeler nedeniyle yumurta dondurma işlemini ancak 40 yaş sonrasında veya 40 yaşın altında olsa bile yumurta rezervinin düşük olduğunu raporla belgeleyen kadınlarda yapabiliyoruz. Bu da açıkçası bizi üzen konulardan biri. Çünkü elde edilen yumurta sayısı, gebelik başarısıyla doğrudan ilişkili.

BİR YUMURTA BİR BEBEK ANLAMINA MI GELİYOR?

Bir yumurta, bir bebek demek değil. Dondurulan yumurtalar çözüldüğünde bunların yaklaşık yüzde 85-90’ı canlılığını koruyor. Dolayısıyla dondurulan her yumurtanın gebelikle sonuçlanması söz konusu değil. Bu nedenle elimizde daha fazla sayıda yumurta bulunması, ileride gebelik elde etme şansını artırıyor.”

Mevcut düzenleme bu noktada tartışmalı bir sonuç da ortaya çıkarıyor: Yumurta dondurma işleminde başarı ihtimali, yumurtalar daha genç yaşta toplandığında daha yüksekken, herhangi bir tıbbi zorunluluğu bulunmayan kadınların istedikleri yaşta yumurtalarını dondurmalarına izin verilmiyor.

GENÇ KADINLAR YUMURTA DONDURAMIYOR!

Başka bir ifadeyle kadın, gelecekte çocuk sahibi olma şansını korumak amacıyla yumurtalarını daha genç yaşta dondurmak istese bile, mevzuatta belirtilen tıbbi koşulları taşımıyorsa bunu yaptıramıyor. Bu durum, “Kadının ne zaman çocuk sahibi olacağına ve doğurganlığını geleceğe yönelik nasıl koruyacağına devlet ne ölçüde müdahale edebilir?” sorusunu da beraberinde getiriyor.

Eleştirilerin temelinde de bu çelişki bulunuyor: Yumurta dondurmanın biyolojik açıdan daha avantajlı olduğu genç yaşlarda işlem sınırlandırılırken, yumurta rezervinin azaldığı veya yaşın ilerlediği dönemde işleme izin veriliyor.

Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde ise “sosyal yumurta dondurma” olarak adlandırılan uygulamaya izin veriliyor. Kadının çocuk sahibi olmayı neden ertelediğine ilişkin tıbbi bir gerekçe veya düşük yumurta rezervini gösteren bir rapor şartı aranmıyor.

Bunun yerine kadına yaşıyla bağlantılı başarı ihtimali, işlemin riskleri, yumurtaların saklanma koşulları ve yumurta dondurmanın gelecekte çocuk sahibi olmayı garanti etmediği anlatılıyor; ardından bilgilendirilmiş onamı alınarak işlem gerçekleştirilebiliyor.

Dolayısıyla tartışmanın merkezinde yalnızca tıbbi bir yöntem değil, daha temel bir soru bulunuyor:

Bir kadın, gelecekte anne olma ihtimalini korumak için sağlıklı yumurtalarını ne zaman donduracağına kendisi mi karar vermeli, yoksa buna devlet mi karar vermeli?”

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir